Şer'i ve örfi ne demek ?

Emirhan

New member
Şer’i ve Örfi Hukuk: Bilimsel Bir Bakış Açısıyla İnceleme

Şer’i hukuk ve örfi hukuk, iki farklı hukuki sistem olarak karşımıza çıkmaktadır. Her iki sistem de farklı kültürler, toplumlar ve coğrafyalarda değişik şekillerde uygulanmakta olup, sosyal yapıyı ve toplumsal düzeni sağlamada önemli bir rol oynamaktadır. Bu yazıda, şer’i ve örfi hukuku bilimsel bir yaklaşım ile inceleyecek ve her iki hukuki sistemin kökenlerini, işleyişini ve toplumsal etkilerini derinlemesine analiz edeceğiz. Bilimsel açıdan bu konuya merak duyan birinin, veriler ve güvenilir kaynaklarla desteklenen bir bakış açısıyla bu yazıyı incelemesi faydalı olacaktır.

Şer’i Hukuk: İslam’ın Temellerine Dayalı Hukuk Sistemi

Şer’i hukuk, İslam’ın temel kaynaklarından olan Kur’an ve hadislerle şekillenen ve İslam toplumlarında belirli ölçütlere göre düzenlenen bir hukuk sistemidir. Bu hukuk türü, yalnızca dini yasakları değil, aynı zamanda bireysel haklar, toplum düzeni ve adaletle ilgili temel kuralları da kapsar. Şer’i hukukun temelini, İslam’ın temel metinleri oluşturur ve bu hukuk sistemi, İslam’ın başlangıcından itibaren, zaman içinde farklı İslam ülkelerinde çeşitli yorumlarla şekillenmiştir.

Şer’i hukuk, Kur’an’da yer alan direkt emirlerin yanı sıra, hadislerde yer alan Peygamber Efendimizin sözleri ve davranışlarıyla da şekillenir. Bu nedenle, şer’i hukuk yalnızca hukukla ilgili değil, ahlaki ve toplumsal davranışları düzenleyen bir yapıdır. Modern bilimsel bir perspektiften bakıldığında, şer’i hukuk, bir hukuk sistemi olarak geleneksel, tarihsel ve dini öğeleri içerdiği için, hem hukuki hem de sosyal etkileri olan dinamik bir yapıdır.

Şer’i hukukun toplumdaki rolünü inceleyen bazı çalışmalara göre, bu sistemin kadınların ve erkeklerin toplumsal rollerindeki etkileri belirgindir. Örneğin, Suudi Arabistan’daki örneklerde, şer’i hukukun kadın hakları üzerindeki etkileri, kadınların sosyal statülerinin belirlenmesinde etkili olmuştur. Ancak, şer’i hukuk zamanla modern hukukla da etkileşime girmiş ve birçok İslam ülkesinde, toplumsal ve hukuki reformlarla kadın haklarının iyileştirilmesine yönelik adımlar atılmıştır (Mahmood, 2019).

Örfi Hukuk: Geleneksel ve Toplumsal Normlara Dayalı Hukuk

Örfi hukuk, bir toplumda zaman içinde halk arasında kabul edilen geleneksel hukuk kurallarından oluşur. Modern anlamda yazılı yasaların bulunmadığı veya yazılı yasalara ilaveten uygulanan geleneksel kurallar, örfi hukuku oluşturur. Örfi hukuk, genellikle toplumda kabul görmüş örf ve adetler, gelenekler ve sözlü normlara dayanır. Bu hukuk, toplumun günlük yaşamında karşılaşılan çeşitli problemleri çözmek için oluşturulmuş kurallardır.

Örfi hukukun geçtiği evrimsel süreç, tarihsel olarak farklı toplumlarda benzerlikler gösterse de, her toplumun kendine has bir örfi hukuk anlayışı vardır. Örneğin, Osmanlı İmparatorluğu’nda, şer’i hukuk ve örfi hukuk bir arada var olmuştur. Osmanlı toplumunda, şer’i hukuk, dinî meselelerde geçerli iken, örfi hukuk, yöneticiler tarafından belirlenen toplumsal kurallar ve yönetim ile ilgili düzenlemeleri ifade eder. Şer’i hukuk ve örfi hukuk arasındaki bu etkileşim, tarihsel olarak, toplumda adaletin sağlanmasında önemli bir rol oynamıştır (Berkes, 2017).

Modern bilimsel araştırmalar, örfi hukukun toplumdaki geleneklerin ve kültürel yapının önemli bir yansıması olduğunu belirtmektedir. Örfi hukukun uygulanışı, yerel toplulukların, coğrafi bölgelere göre değişiklikler gösterse de, belirli kuralların evrensel olarak kabul gördüğü durumlar da vardır. Örneğin, birçok köy ve kırsal bölgede, kadının miras hakkı ya da boşanma hakkı örfi hukukla belirlenir. Ancak bu kurallar, çoğunlukla yerel toplumun geleneklerine dayanır ve modern yasal düzenlemelere aykırı olabilir.

Erkeklerin Analitik ve Veri Odaklı Bakış Açıları

Erkeklerin bakış açıları genellikle daha analitik ve veri odaklıdır. Erkekler, şer’i ve örfi hukuk sistemlerini toplumsal düzenin sağlanmasında, ekonomik kalkınmada ve toplumun güç yapılarını düzenlemede önemli bir araç olarak görebilirler. Bu perspektifte, şer’i hukuk ve örfi hukuk, toplumsal yapıyı destekleyen, stabiliteyi sağlayan ve bireyler arasında anlaşmazlıkları çözmek için kullanılan sistemler olarak kabul edilir.

Örfi hukuk, erkekler tarafından, toplumsal yapıların işleyişinde ve toplumda erkeklerin güçlü konumlar elde etmesinde bir araç olarak görülebilir. Örneğin, örfi hukukun etkili olduğu bazı toplumlarda erkeklerin miras payları daha fazla olabilir. Erkekler, genellikle bu hukukun uygulamaları sayesinde toplumsal güç elde edebilir, toplumsal ve ekonomik statülerini pekiştirebilirler. Bununla birlikte, erkeklerin örfi hukukun evrimini veri ve araştırmalarla desteklemeleri, bu hukukun toplumsal faydalarını veya zararlarını daha objektif bir şekilde tartışmalarına olanak tanır.

Kadınların Sosyal Etkilere ve Empatiye Dayalı Bakış Açıları

Kadınların bakış açıları ise, şer’i ve örfi hukuk sistemlerinin sosyal etkilerini ve bu sistemlerin kadınların toplumsal rollerine olan etkilerini anlamaya yönelik olabilir. Kadınlar, şer’i ve örfi hukuk kurallarının, genellikle kadınları daha düşük toplumsal statülere yerleştiren ve kadınların haklarını kısıtlayan bir yapı sunduğuna dair eleştirilerde bulunurlar. Özellikle şer’i hukukun, bazı toplumlarda kadınların miras, boşanma, evlilik gibi temel haklarını sınırlaması, kadın hakları savunucuları için büyük bir sorundur.

Kadınların bakış açısı, toplumun genel yapısının yanı sıra kişisel empatiye dayalı olarak da şekillenir. Şer’i ve örfi hukuk, kadınların eşit haklarını savunma adına değiştirilebilecek ve dönüştürülebilecek bir yapı olarak görülür. Kadınlar, bu sistemlerin, toplumsal eşitsizliği pekiştiren ve kadınların hayatını zorlaştıran normlar getirdiğini savunurlar.

Sonuç ve Tartışma: Şer’i ve Örfi Hukuk Arasındaki Etkileşim ve Toplumsal Dönüşüm

Şer’i ve örfi hukuk, her iki sistemin de toplumları şekillendiren önemli hukuk anlayışları olduğunu göstermektedir. Her iki hukuk türü, zamanla modernleşmiş ve toplumsal eşitlik ile özgürlük gibi kavramlar üzerinden reformlarla şekillenmiştir. Erkeklerin pratik ve analitik bakış açıları, bu sistemlerin toplum düzenindeki yerini daha çok veri ve gözlemlerle açıklar ve toplumsal yapıyı incelemenin yollarını arar. Kadınlar ise, bu sistemlerin toplumsal ilişkiler ve bireysel haklar üzerindeki etkilerini empati ile anlamaya çalışır ve adaletin sağlanmasında reform ihtiyacını savunurlar.

Peki, şer’i ve örfi hukuk, modern dünyada nasıl evrilebilir ve toplumsal eşitliği sağlama adına nasıl bir etkileşime girebilir? Toplumlar, bu hukuk sistemlerini nasıl modernize edebilir? Forumda bu soruları tartışmak ve farklı bakış açılarını paylaşmak isterim.