Perde hangi terim ?

Sevval

New member
[Perde Nedir? Toplumsal, Teknik ve Kültürel Bir Kavramın İncelenmesi]

[Perde: Hem Fiziksel Hem Sosyal Bir Katman]

“Perde” kelimesi, çoğumuzun evlerinde, ofislerde veya tiyatrolarda karşılaştığı, görünürlüğü engelleyen bir aracı ifade eder. Ancak, perde kavramı yalnızca fiziksel bir nesne değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel yapılar içinde çok daha derin bir anlam taşır. Bu yazıda, perdeyi hem teknik bir terim olarak hem de sosyal yapıları gizleyen, bazen de toplumsal eşitsizlikleri örten bir metafor olarak ele alacağız. Perdenin, hem fiziksel hem de toplumsal açıdan nasıl algılandığını, bu ikisinin birbirini nasıl etkilediğini keşfedeceğiz.

İlk bakışta, perdeyi fiziksel bir nesne olarak tanımlayabiliriz: Genellikle bir odanın veya alanın görüşünü engellemek amacıyla kullanılan kumaş ya da benzeri malzemelerden yapılmış bir örtüdür. Ancak, toplumsal ve kültürel anlamda, “perde” daha karmaşık bir simgeye dönüşür. Perde, bazen göz ardı edilen, gizlenmiş gerçekleri simgeler. Gördüğümüz şeyin gerisindeki “perde”yi kaldırdığınızda, aslında sosyal yapıları, normları ve güç ilişkilerini de gözler önüne sermiş olursunuz. Bu yazıda, perdeyi sadece bir nesne değil, toplumdaki güç yapılarını ve gizli etkileri anlatan bir metafor olarak da ele alacağız.

[Perde ve Toplumsal Eşitsizlik: Görünmeyen Engeller]

Toplumun yapısını, insanların etkileşimlerini ve toplumdaki eşitsizlikleri analiz etmek için “perde” kavramını kullanmak oldukça anlamlı olabilir. Evet, perde fiziksel bir öğedir, ancak toplumsal yapılarla ilişkisi daha karmaşıktır. Örneğin, toplumda kadınların ve erkeklerin deneyimlediği eşitsizlikler sıklıkla bir perde gibi işlev görür. Bu eşitsizlikler bazen o kadar derindir ki, insanlar onları fark etmeyebilir, hatta çoğu zaman normal olarak kabul edebilirler. Birçok kültürde, kadınların liderlik pozisyonlarına gelmesi genellikle bir “perde”yle engellenir. Aynı şekilde, etnik kökeni ya da sınıfı nedeniyle ayrımcılığa uğrayan bireyler de, toplumsal fırsatları sınırlayan bir perdeyle karşı karşıya kalırlar.

Araştırmalar, bu tür sosyal engellerin gerçek dünyadaki etkilerini açıkça ortaya koymaktadır. Örneğin, Birleşmiş Milletler'in 2021 raporuna göre, dünya çapında kadınların iş gücüne katılım oranı %47 iken, erkeklerin katılım oranı %74’tür (UN Women, 2021). Bu durum, kadınların iş gücüne katılımını sınırlayan “toplumsal perdeler”in bir yansımasıdır. Kadınların sadece cinsiyetleri nedeniyle daha az fırsat bulmaları, onları daha düşük ücretli işlere yönlendirmekte ve kariyerlerinde daha fazla engelle karşılaşmalarına sebep olmaktadır.

Bu engeller, sadece cinsiyetle sınırlı değildir. Çalışan bir kadın, aynı pozisyonda bir erkeğe kıyasla genellikle daha düşük maaş almakta ve daha az terfi fırsatı bulmaktadır. Kadınların toplumda temsil oranlarının düşüklüğü, sıklıkla ekonomik, kültürel ve psikolojik bariyerlerle şekillenir. Kadınların liderlik pozisyonlarına gelmesi ise birçok kültürde, "gizli" bir perde ile engellenmektedir. Ancak, kadınlar bu bariyerleri aşmak için büyük bir mücadele vermekte ve bunu başarmış kadınların sayısı giderek artmaktadır.

[Erkeklerin Çözüm Odaklı Yaklaşımı: Perdeyi Kaldırmak İçin Eylem]

Erkeklerin toplumsal yapılarla olan ilişkisi genellikle daha çözüm odaklıdır. Toplum, erkeklerden güçlü ve başarılı olmalarını bekler; bu da onları duygusal olarak bastırır ve toplumsal normlar doğrultusunda yaşamaya zorlar. Erkeklerin deneyimleri, sıklıkla toplumsal baskılardan kaynaklanan “gizli” perdelerle şekillenir. Ancak bu noktada, erkeklerin toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda çözüm üretmeleri gerektiği açık bir gerçektir.

Erkekler, toplumsal cinsiyet normlarına meydan okuyarak kadınlarla daha eşitlikçi bir toplum inşa edebilirler. Bu noktada çözüm odaklı yaklaşımlar, toplumsal yapıları dönüştürmek için büyük bir potansiyel taşımaktadır. Örneğin, geçtiğimiz yıllarda, erkeklerin cinsiyet eşitliği üzerine katıldıkları çeşitli sosyal projeler, toplumsal cinsiyet normlarını değiştirmeye yönelik büyük adımlar atılmasına yardımcı olmuştur. Bu projelerde erkekler, kadınların karşılaştığı eşitsizliklere daha fazla dikkat gösterip, çözüm önerileri getirmişlerdir (Kaufman, 2020). Bu tür girişimler, erkeklerin toplumsal eşitsizlikleri aşmaya yönelik atacakları adımların önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.

[Perdeyi Kaldırmak: Irk ve Sınıf Faktörleri]

Perde, ırk ve sınıf gibi sosyal faktörlerle de yakından ilişkilidir. Bu faktörler, insanların yaşamlarının her aşamasında, eğitimden sağlığa, iş olanaklarından yaşam standartlarına kadar birçok konuda eşitsizliğe yol açmaktadır. Düşük gelirli bireylerin, genellikle ırk ve sınıf farklarından dolayı yaşadıkları zorluklar da bir başka toplumsal perdeyi işaret eder.

Amerika Birleşik Devletleri'nde yapılan bir çalışmada, siyah erkeklerin iş gücüne katılım oranı %59 iken, beyaz erkeklerde bu oran %74’tür (Pew Research Center, 2019). Bu rakamlar, ırkçılığın hala devam eden bir sosyal perde olduğunu gösteriyor. Bu gibi örnekler, ırk ve sınıf farklarının, toplumsal eşitsizliklerin temel sebeplerinden biri olduğunu gözler önüne seriyor.

[Düşündürücü Sorular: Toplumsal Perdeyi Nasıl Kaldırabiliriz?]

1. Cinsiyet eşitsizliği konusunda daha fazla çözüm önerisi nasıl geliştirebiliriz?

2. Erkeklerin toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda aktif bir rol oynaması nasıl sağlanabilir?

3. Irk ve sınıf temelli eşitsizliklere karşı ne gibi somut adımlar atılabilir?

4. Toplumsal yapıları değiştirmek için daha güçlü bir dayanışma hareketi nasıl oluşturulabilir?

Toplumsal yapılar ve normlar, toplumsal eşitsizlikleri devam ettiren görünmeyen bir perde gibi işlev görmektedir. Ancak bu perdeler kaldırıldığında, daha eşitlikçi ve adil bir toplum yaratma yolunda önemli adımlar atılabilir.

Kaynaklar:

UN Women. (2021). *Gender Equality: Facts and Figures. Retrieved from unwomen.org

Kaufman, M. (2020). *Men's Leadership in Gender Equality Movements: A Global Perspective. Gender and Society, 28(1), 88-104.

Pew Research Center. (2019). *Race in America: Public Attitudes toward Race Relations, 2019. Retrieved from pewresearch.org